Soytarı Ayrıcalığı – Dinler!

Soytarı Ayrıcalığı nedir? Soytarı Ayrıcalığı; herhangi bir yaptırım, ceza veya karşılık verilmeksizin konuşabilmek ve davranabilmek hakkı. Eskiden krallara kötü haber vermeye korkarlarmış ve kötü haberleri krala ancak kralın soytarıları iletirmiş. Kralın şemsiyesi altında olan bu soytarılar, köşkteki vezirlere, bürokratlara, askerlere veya herkese istediği gibi konuşma ve alay etme hakkına sahip olurmuş haliyle.

Birleşmiş Milletler Teşkilatının (BMT) ifade özgürlüğünü dinler için bastırma girişimleri, Yeni Ateizm harekatının ilk anından beri ne kadar haklı olduğunu gösterdi.

BMT-nin din söz konusu olunca ifade özgürlüğünü kısıtlama ve bastırma girişiminde bulunması, Yeni Ateizmin ilk günden beri haklı olduğunu gösterdi.

Son günlerde, BMT-nin, dinler söz konusu olduğunda insanların ifade özgürlüğünü icra etmesini engellemek yönünde küresel bir yasa girişiminde olduğuna dair haberler var (1, 2, 3). Beklendiği gibi, bu öneri karşıtlıktan çok destek gördü:

Dahası, genelde rasyonel ve demokratik sayılan devletler de benzer girişimlerde bulunmakta: Danimarka ve Finlandiya. Bütün girişimlerin yaptığı tek şey, Yeni Ateizmin önde gelen liderlerinin haklılığını göstermek. Yeni Ateist önderlerin haykırageldiği gerçeklerden biri de, dinlere Soytarı Ayrıcalığının verildiğidir. Tanrı Yanılgısı kitabında Richard Dawkins bu duruma şöyle değinir:

Toplumumuzda neredeyse herkesin (dindar olmayanlar dâhil) kabul
ettiği şöyle yaygın bir sanı vardır: dinsel inanç bilhassa saldırılara karşı savunmasızdır ve olağandışı kalınlıkta bir saygı duvarıyla korunması
gereklidir
ki bu saygı her insanoğlunun birbirine göstermesi gereken saygıdan farklı bir sınıftadır

Yeni Ateistler, dinlere açıksözlülükle karşı çıkılması gerektiğini haykırageldi. Yeni Ateizmin önderleri bu konuda çağrılar yaptı. Bu tutum, muhtemelen, “konvansiyonel” [sözde-]ateistler ile Yeni Ateistler arasındaki ayrım olmuştur. Victor Stenger bu durumu şöyle anlatır:

İşte bu noktada Yeni Ateistler kendilerini din ile uzlaşmayı ve imanlara meydan okumamayı, o imanların net-temellenmiş bilim ile çeliştiği durumlarda bile, tercih eden diğer ateistler ile keşmekeşlikte bulur. Ama, Yeni Ateistler, daha ekstrem eylemleri aklayabilecek ve daha düşük ekstrem ama gene zararlı eylemlere motive edebilecek ılımlı inançlar dahil, o dini inançların arkasındaki irrasyonel düşünmeye meydan okumalıyız diyor

Victor Stenger – Yeni Ateizmde Yeni Olan Nedir

Daha öncesinde, Aydınlanmanın Kıvılcımı olan söyleşide de Yeni Ateist önderler benzer hususları dile getirmişlerdi. Dawkins şöyle demişti:

Dawkins: Hepimizin de karşılaştığı bir şey, rahatsız edici ya da kibirli ya da iğneleyici ya da gürültülü olduğumuz ayıplamasıdır. Ne düşünüyoruz o [ayıplama] hakkında?

Dennett’ın yanıtı güzeldi:

Dennett: Bu durumun kazanmanın imkansız olduğunu farkettim. Bu bir kupa-oyunudur (aleyhinize olan, kazanılması imkansız olan oyun). Dinler, onları kaba olmaksızın eleştirmenin mümkün olmayacağı bir şekilde uydurulmuştur.

Ve sohbet şöyle ilerledi:

Dennett: Bilirsiniz, her fırsatta duygularımı-incitiyorsun kartını oynarlar, ve şöyle tercih arasında kalıyorsunuz: Evet, kaba mı olayım veya 

Dawkins: Hiç bir şey demeyeyim.

Dennett: bu eleştirimi açıkça ifade edeyim? Ya da diyorum ki eleştirimi ifade mi edeyim yoksa ağzımı mı mühürleyeyim ya da – ?

Ama asıl nokta atışı Sam Harris’ten geldi:

Aslında, bir tabuyu ihlal etmek dediğin odur. Sanırım hepimiz de dinlerin bir şekilde formal yol ile rasyonel eleştiriden muaf tutulduğu gerçeği ile karşılaşmaktayız ve görüyoz ki aynı safta olduğumuz sekülerciler ve hatta ateistler tarafından bile [muaf tutulmakta].

BMT-nin dinler için ifade özgürlüğünü bastırmak girişimlerinden ve Yeni Ateizmin önderlerinden göründüğü gibi, dinlere soytarı ayrıcalığı verilmiştir toplumumuzda. Şimdi yapmamız gereken, o tür girişimlere karşı durmaktır. Bunu yapmak için gerekçeler de vardır:

  1. Her şeyden önce, yakılan bir kitap, o yakan kişiye ait ise: isterse o kitabı yakar, isterse odun olarak isterse tuvalet kağıdı olarak kullanır.
  2. Dinler, kişisel-özel bir şey değildir: dinler, topluma hitap eden ideolojilerdir, tüm bireylere, tüm insanlığa hitap eder. Komünizm gibi, isteyen sever isteyen söver. İsteyen alay eder isteyen dalga geçer.
  3. Ola ki tüm ideolojilere, dinlerle sınırlanmayıp, de aynı ayrıcalık verilseydi bile, dinlerle alay etmek vs konusunda gene özgür olmamız gerekir çünkü dinler kendilerinden olmayanlara hakaretler yağdırmakta.

Dinlerin başkalara yönelik içerdiği hakaretleri listeleyecek değilim, Google-a yazarak bulabilir ve bağlamlarına bakabilirsiniz. Bütün bunlara rağmen, çoğu ateistlerde bile “inanmsak da saygı duymalıyız” tarzı tutumlar görmekteyiz. “Dinler istediği gibi hakaret etsin, ayrım yapsın, dindar kesim tamamen özgür olsun ve aynı zamanda Soytarı Ayrıcalığı olsun: dinlere asla karşı çıkılmasın” tutumunu görmekteyiz: Size böyle aşılandı, fakat biz size diyoruz ki kurtulun bu beyin yıkamadan. Soytarı Ayrıcalığını kırın!

Yeni Ateizm – Dünyanın Düşünebilen İnsanları, Birleşin!


Posted

in

by

Tags:

Comments

Yorum bırakın