Gelişme veya kötüleşme açısından, “ateizmin” yakın zamanda bir dialog konusu olarak ortaya çıkmasında kısmen katkım var. Bu durum biraz ironiktir bu kavramı sevmediğimden ve nadiren kullandığımdan ötürü. İmanın Sonu kitabımı yazdığımda kendime bir “ateist” diye hitap etmemiştim örneğin – yine de bu kitap, ateizm söyleşisine olan en zengin katkımdır.
Devamındaki kitabım olan Hristiyan Ulusa Çağrı kitabımda vurguladığım gibi, astrolojiyi reddeden insanlar için bir kavramımız bulunmamakta ve öyle bir kavrama ihtiyacımız da yok. Astrologlardan oluşmuş taburlar bir araya gelip toplumsal siyasetimize kendi sahte-bilimine bağlayıcı kılmaya çalışsalardı, onlara yerini bildirmek için kendimize “non-astrologlar” dememiz gerekmeyecekti. “Akıl”, “delil” ve “ortakduyu” gibi kelimeler yeterli olurdu. Dinlerle de aynı durum söz konusu olmalıdır.
Yine de, bir insan kelimeler üzerine tartışarak anca bu kadar zaman harcayabilir ve inananlar ve inanmayanlar için tartışılacak çok sayıda akıbetsel meseleler vardır. “Ateist” ismine cevap verme konusundaki endişelerime rağmen, bu kavram ile şu anda ilişkilendirilmiş damganın tamamen yersiz olduğunu düşünüyorum. Bu damga, tabii ki de, imanlılar arasında hâlâ da argüman olarak geçerli görülen aptalca ve tutarsız iddiaların sürekli ürünüdür. Büyüleyici örnekler bulmak için, bu haftanın sorusuna bakmaktan fazlası gerekmez.
Ateistler ve imanlılar “yapıcı sohbet” edebilir mi sorusunda, cevabın “evet” olduğu konusunda oldukça eminim. Ama bu sohbetin, uygarlığın Demir Çağı aptallığı ve korkusu ile kana boyanmasını engelleyebilecek kadar hızlı meyve verebileceğinden emin değilim. Kendimizi yok etme kapasitemiz 21.yüzyıl verimliliği ile hızlanmakta ve günümüzü ve gecemizi nasıl geçirmemiz gerektiği konusundaki inançlarımız hâlâ da antik kitaplardan türemekte.
Modern teknoloji ile okuryazarlık öncesi batıl inanç evliliği kötü bir evliliktir, öne sürmeyi bırak net net açıklamamı gerektirmeyen sebeplerden ötürü – ama yine de, bu sebepleri yaymak; dindar ulusumuza dini eminliğin ne kadar yararlı olduğunu 19 dindarın gösterdiği gün olan 11 Eylül 2001’den beri çoğu zamanımı aldı.
Son birkaç yıldır dinleri topluma açık eleştirmiş biri olarak, imanlıların nasıl tanrı savunusuna geçtiği ile oldukça aşınayım. Meğer, bunu yapmanın yüzlerce yolu yokmuş. Sadece 3 yolu var görünmekte: bir insan ya spesifik bir dinin doğru olduğunu öne sürer ya da o insan dinin yararlı olduğunu öne süerer ya da o insan ateizmi toleranssız, elitist, irrasyonel ya da bir başka şekilde küçümsemeye değer görür. Ateistler ve imanlılar arasındaki herhangi bir sohbet bu yolların birine veya daha fazlasına düşer ya da bu yollar arasında gidip gelir.:
1. Din doğrudur: Dünyadaki dinlerden herhangi birisinin doğru olduğunu öne sürmekte iki problem vardır. İlki, yüzyıl önce Bertrand Russell’ın öne çıkardığı gibi, büyük dinler; tanrı hakkında ve insanların cehennem ateşinden kaçınmak için nelere inanması gerektiği hakkında uyumsuz iddialar öne sürer. Bu iddialardaki çeşitlilik göz önüne alındığında, her inançlı salt, olasılığa dayalı zeminde cehenneme atılma beklemelidir.
Dinin doğruluğunu öne sürmekteki ikinci problem, en sık rastlanan dini doktrinler hakkındaki delillerin çok kötü olması veya hiç olmamasıdır – ve bu, kişisel tanrının varlığı, bazı kitapların ilahi kökeni, belirli insanların bakireden doğması, antik mucizelerin doğruluğu vesaire hakkındaki iddiaların tümünü kapsar.
Binlerce yıl boyunca, din, dogmatizm ve yanlış eminlik için bir sığınak olageldi ve hâlâ da öyle. İsa’nın ölümden dirildiğine veya Muhammet’in mağarada Cebrail ile konuştuğuna emin olmak için yeterli sebebi olan bir insan yok bu dünyada. Ama yine de, milyarlarca insan o tür eminlik taşır. Bu durum, utanç vericidir. Bu durum, tehlikelidir de – ve bunun için özür dilemeyi bırakmalıyız.
2. Dinler kullanışlıdır: Dinlerin yararlı olduğu argümanı da problemlidir – ve bu argümanın problemlerinin çoğu her gün bomba-patlamaları ile icra edilmekte. Milyonlarca müslümanın şu an şehitliğin metafiziğine inanmasının iyi bir şey olduğunu ciddi bir şekilde savunabilir mi bir insan? Çoğu Yahudinin, evrenin yaratıcısının onlara Akdeniz’de bir çöl parçası verdiğine inanması gerçekten o kadar yararlı mı? Hristiyanlığın seks konusundaki anksiyetesi son 70 jenerasyonda nasıl yararlı oldu?
Dinlerin yararlı olduğunu öne sürmekteki en kötü problem, bu durumun eldeki soruya oldukça ilgisiz olmasıdır: bir inancın yararlı olabileceği inancı, o inancın doğru olduğuna bir argümandır değildir. Bunu izah etmenin birçok yolu olsa da, yakında zamanda bir çevrimiçi münazarada bunu şöyle izah ettim:
Belirli dini inançların yararlı olabilme ihtimali varlığı olgusu, o inançların meşruluğuna hiç bir şekilde işaret etmez. Son 10 saniyede icat ettiğim dinin olağanüstü yararlılıkta olabileceğini garanti edebilirim. Bu dine “Scientismo” denilir. Bu dinin itikadı şöyledir: Başkalarına nazik ol; yalan söylemem, hırsızlık etme ya da [gayrimeşru] öldürme; çocuklarınızı elinden geldiği kadar matematik ve bilimde ustalaşmasını sağla yoksa ölümden sonra 17 şeytan sizi sıcak maşalar ile işkenceye alır. Bu imanı milyarlara yayabilseydim, şu an yaşadığımız dünyadan daha iyi dünyada yaşayacağımızdan şüphem yok. Ama bu, Scientismo’nun 17 şeytanının varlığına işaret ediyor mu? Yararlı illüzyonlar ile doğru inançlar aynı şey değildir.
3. Ateizm kötüdür: Dinlerinin doğruluğunu öne sürmek yerine ya da dinlerin yararlılığına delil getirmek yerine, tanrı apolojistleri çoğu zaman ateizme saldırır, ateizm de bir dinmiş gibi. Ateizmi dogmatik, toleranssız, irrasyonel vs olduğu söylenir bize. Bu vaaz, akılda kalması ve tekrarlanması için kolay olma erdemine sahiptir – ve bu vaaz artık Amerikan dini söylemin yankı odasında durmaksızın yankılanır.
Ama bu yaklaşım ateizm hakkındaki birçok yanlış idealara dayanır. Bu seneki Noel arifesinde, Los Angeles Times‘da yazdığım “Ateizm hakkında 10 Mit ve 10 Gerçek” yazımda bu yanlışları düzeltmeye çalıştım. O hususları burada tekrar etmeyeceğim. İlgilenenler o makaleyi benim websitemde bulabilirler.
İnsanlığı din adı verilen zulümden kurtarmak ve teizmden tedavi etmek uğruna mücadeleler veren Sam harris, meslek olarak Nörobilimci olması yanında aynı zamanda filozoftur da. Yeni Ateizm hareketinin en aktif önderlerinden olan Sam Harris, "İmanın sonu", "Hristiyan Ulusa Sesleni" adlı kitapları başta olmak üzere; birçok makaleler, konuşmalar ile dinlere karşı panzehir yaymıştır ve yaymaya devam etmektedir. Aynı zamanda, ahlak üzerine de katkıları mevcuttur.
https://www.samharris.org/blog/gods-enemies-are-more-honest-than-his-friends adresinden alındı.

Yorum bırakın